Kayıtlar

الموت و أنت

الموت و أنت (almawt w 'ant) Ölüm yaklaşıyor, hissediyorum. Korkuyor muyum? Hayır tabiki de ama pisi pisine gitmeye gönlüm razı değil. Ölüm gerçekten ciddi hassas bir konu. Pek şaka kaldırmıyor. Bir yakınının ölüm haberini aldığında ister istemez bi duraksıyorsun. Ölümün var olduğuna, sırada bekleyenler arasında kendinin de olduğuna ve hazır olmadığına bir kere daha şahit oluyor kulakların. Ölecek olan başkaları oluyor hep. Biz kendimizi özellikle bu konuda kandırıyoruz. Yaptığımız işlere verdiğimiz emeklere bakınca kendimize en az 65 sene ömür biçiyoruz. İnsanın hayaller kurması, şimdiden zeminini hazırlaması, yatırım yapması değil dikkat çektiğim nokta. Benim derdim şu dostlar; Büyük fotoğrafı göremiyoruz. Herşeye bir B planımız C planımız varken ölüme bırak planı ölüm aklımıza dahi gelmiyor. Gelmediği için de hem kendimize hem geridekilere olması gerekenden fazla acı yüklüyoruz. Herkes içten içe yatağında son nefesinde eceliyle göçeceğini düşlüyor ve kendini buna inandırıy...

Hakikate küsen sevdam

Heybemde sana verebileceğim birkaç birşey var sevgili; Düşüncelerim,hayallerim,hedeflerim, umutlarim... Devrim yapacak koca bir yüreğim var desem, haykırsam kulağı duyan sağırlara. Altın kadar kıymetli desem iyi niyetim. Karincayı incitirim belki ama insanları incitmem desem. Dürüst ve samimi olsam, alacağım maaş gölgede kalır mı bu fahişe sistemde. Boyun eğmesem, haksızlığa gelmesem... Zengin ettiğimiz patronlarımızı, afyonlarıyla kafayı bulduğumuz ideolojilerimizi, insan eli olan dinlerimizi bir kere olsun yerle bir etmeyi denesem tırsar mısın benden?  Ama ölmemeliyiz biz değil mi sevgili? Çünkü yapacağımız çok güzel işler var. Daha eyfele gidecez. Yata binecez. Bize sırtını dayamış bu sahtekar iyi insanları doyuracaz.  Aklın almaz hissiyatımı, yüreğin kaldıramaz bu sancıyı.  Herkes layığını bulacak bu pislik dünyada.  Sence de biz iyi insanlarız değil mi sevgili? Bir kere olsun kul hakkı yemedik biz. Kimseye kötü bir söz söylemedik ki biz. Kimseye bir kötü...

Kaybolan Sesim

Her gün aynı demi. Bi başlayamadın okuman gereken kitaba. Bi izleyemedin şiddetle tavsiye edilen o filmi. Bi araştıramadın şu yeni dünya düzeni muhabbetini. Bişey var demi. Bi olmamışlık olamamışlık var. Bi başladın mı sonu mutsuz bitecek bir girdap var. Herşey çok karışık gibi. Cevaplanamayan soruların var. Daha doğar doğmaz başlıyor yangınlarımız. Herkesin bi açlığı var: Fabrikatörün beşinci bir villaya, futbolcunun ikinci bir sevgiliye, ustanın çırağa.. Bu ihtiyaçlar giderilebiliyor ama sanki senin ihtiyacın; giderilmesini bırak tespit dahi edilemiyor gibi. Anlayamıyorsun hayatı. Sana hayat bilgisi dersinde neden yaşadığını neden bu şekilde olduğunu anlatmıyorlar tabi. Büyüdükçe içindeki koro da güçleniyor. Herşeye argüman bulabiliyorsun. Herşey saçma veya herşey mantıklı gelebiliyor. "Yaa üffff eee anlatıver, ne diyorsun?" Dur be kardeşim celallenme hemen. Dilimiz döndüğünce kendimi ve bi nebze de olsa seni rahatlatma adına birşeyler fısıldıyorum sabrediver azıcık....

KENDİ ZİNDANIMIZ

   Kapı gıcırtısına ve bir de şu lavabonun ıslak terliklerine çorapla basmaya deli olurum. Abi o degil, terliğe basmadan önce tereddüt yaşıyorum ya o deli ediyor aslında beni. Dalgınlıkla basıversen... ama öyle değil işte. Islak olup olmadığını anlayamadığım terliği görünce girdiğim ruh halime ben de anlam veremiyorum. Çıkar çorabı basıver demi. Yok olmaz.. O an o çorapları çıkarmak bir gazeli ezberlemekten daha zor geliyor. Neyse kendimi tanıtmadım. Adım Can soyadım Korkmaz. 17 nisan 2000 tarihinde istanbul da doğdum. Bir anadolu lisesinde ikinci sınıfa geçtim. Kardeşim yok. Annem de istanbul da doğmuş ama anneannemgil urfalı. Kökleri urfa. Annem kürt ve müslüman.37 yaşında ve ev hanımı. Babam da istanbul da doğmuş büyümüş ama o da aslen sivaslı. O türk. Babam da müslüman ama ne biliyim hiç annem gibi değil. Yani cumadan cumaya derler ya hani o da o fırkadan işte. Devamlı annemle dalga geçer bu konularda zaten. Mezhepleri farklıymış sanırsam annemle babamın. Geçen amcam aysel...